Pursaklar'ın Güvenilir Hukuk Bürosu

12. Yargı Paketi yürürlüğe girdi: Miras satışından kanuni faize kadar hangi kurallar değişti?

12. Yargı Paketi yürürlüğe girdi: Miras satışından kanuni faize kadar hangi kurallar değişti?

Türkiye’de yargı sisteminin işleyişini hızlandırmayı ve bazı hukuki belirsizlikleri gidermeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme; miras kalan taşınmazların satışı, kanuni faiz, dolandırıcılık suçlarında banka hesabı kullandırılması, idari yargılama, tazminat hesapları, belirsiz alacak davaları ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi çok sayıda alanda önemli değişiklikler getirdi.

Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 16 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edildi. Düzenleme, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak, özel yürürlük tarihi belirlenen hükümler dışında aynı gün yürürlüğe girdi.

Toplam 27 maddeden oluşan kanun; İcra ve İflas Kanunu, Noterlik Kanunu, İdari Yargılama Usulü Kanunu, Hâkimler ve Savcılar Kanunu, Türk Medeni Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu başta olmak üzere temel mevzuatta değişiklik yaptı. Kanunun kabul ve yayımlanma sürecine ilişkin bilgiler TBMM’nin kanun sayfasında yer alıyor.

Miras kalan taşınmazların satışında mirasçılara öncelik

Paketin vatandaşları doğrudan ilgilendiren en dikkat çekici düzenlemelerinden biri, miras yoluyla edinilen taşınmazların ortaklığın giderilmesi yoluyla satılmasına ilişkin oldu.

Taşınmazdaki bütün maliklerin mülkiyet hakkını miras yoluyla edinmiş olması ve mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkının bulunmaması durumunda, ilk açık artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacak. Böylece aileden kalan ev, arsa, tarla veya işyerinin doğrudan üçüncü kişilerin katıldığı bir artırmada satılmasından önce mirasçılara taşınmazı kendi aralarında satın alma fırsatı tanınacak.

Ancak bu özel artırma yalnızca bir defa uygulanacak. Mirasçılar arasında yapılacak ilk artırmada teklifin, taşınmaz için belirlenen muhammen bedelin yüzde 100’ünü karşılaması gerekecek. Öncelikli alacakların toplamı ile satış ve paylaştırma giderleri daha yüksekse teklifin bu tutarları da karşılaması şart olacak.

İlk artırmada satış gerçekleşmezse ikinci artırma genel katılıma açılacak. Bu aşamada, diğer şartlar saklı kalmak üzere muhammen kıymetin yüzde 50’si esas alınabilecek. Dolayısıyla düzenleme, mirasçıların taşınmazı rayiç değerinin çok altında edinmesine olanak sağlayan bir yöntem değil; aile malvarlığının korunması amacıyla mirasçılara öncelikli fakat gerçek değere dayalı bir satın alma imkânı getiriyor.

Yeni kurallar, 31 Temmuz 2026’dan önce ilan edilmiş açık artırmalarda uygulanmayacak. Bu artırmalar eski hükümlere göre tamamlanacak. Düzenlemenin ayrıntıları 7589 sayılı Kanun’un tam metninde bulunuyor.

İhale bedelini yatırmayanlara yüzde 5 ceza

Elektronik ortamda yapılan icra satışlarında en yüksek teklifi verdikten sonra ihale bedelini yatırmayan kişilere yönelik yaptırımlar da ağırlaştırıldı.

İhale alıcısı bedeli süresinde ödemezse yatırdığı teminat kendisine iade edilmeyecek. Teminattan önce satış giderleri karşılanacak, kalan tutar ise dosyadaki hak sahiplerine ödenecek. Ortaklığın giderilmesi satışında bedeli yatırmayan kişi taşınmazın paydaşıysa teminat, diğer paydaşlara payları oranında dağıtılacak.

Bunlara ek olarak ihale bedelini süresinde yatırmayan kişiye, verdiği teklifin yüzde 5’i oranında idari para cezası uygulanacak. Cezaya icra dairesi veya satış memurluğu karar verecek ve tahsilat kamu alacaklarına ilişkin hükümler çerçevesinde gerçekleştirilecek.

Düzenlemenin, gerçek bir satın alma niyeti bulunmadan fiyatı yükselten veya ihale sürecini geciktiren kişileri caydırması bekleniyor.

Kanuni faiz artık ekonomik göstergelere bağlı

Kanunla birlikte, taraflar arasında faiz oranının sözleşmeyle belirlenmediği durumlarda uygulanacak kanuni faiz için değişken bir sistem benimsendi.

Yeni düzenlemeye göre kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık tarihinde kısa vadeli kredi işlemleri için uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i üzerinden hesaplanacak.

Reeskont oranının 30 Haziran tarihindeki seviyesi, önceki yılın sonundaki orandan en az beş puan farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran tarihindeki oranın yüzde 80’i uygulanacak. Böylece kanuni faiz oranının ekonomik koşullardan tamamen kopuk ve uzun süre sabit kalan bir oran olması yerine, TCMB verilerine göre güncellenebilmesinin yolu açıldı.

Değişiklik özellikle tazminat, alacak, ticari ilişki ve borç uyuşmazlıklarında önem taşıyor. Davanın uzun sürmesi nedeniyle alacağın değer kaybetmesi, borçlunun geç ödeme yaparak ekonomik avantaj sağlaması ve alacaklının gerçek zararının karşılanamaması gibi sorunların azaltılması hedefleniyor.

Bununla birlikte uygulanacak oran, alacağın niteliğine ve taraflar arasındaki ilişkinin ticari olup olmadığına göre değişebileceğinden her uyuşmazlık kendi hukuki şartları çerçevesinde değerlendirilmek zorunda.

İdari yargıda tek hâkimle görülecek davalar genişledi

  1. Yargı Paketi, idare ve vergi mahkemelerinin çalışma düzeninde de önemli değişiklikler yaptı. Düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar hariç olmak üzere konusu 486 bin lirayı aşmayan iptal ve tam yargı davaları tek hâkim tarafından karara bağlanabilecek.

Parasal değerine bakılmaksızın bazı öğrenci disiplin cezaları, sınıf geçme ve not tespiti işlemleri, yurt, kredi ve burs uyuşmazlıkları ile kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemlerine karşı açılan davalar da tek hâkimle çözümlenecek.

Kamu görevlilerine verilen uyarma cezaları, mesleki faaliyeti geçici veya sürekli biçimde engellemeyen meslek kuruluşu disiplin cezaları ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara aylık bağlanmasına ilişkin bazı uyuşmazlıklar da bu kapsama alındı.

Bu hükümler, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda uygulanacak. Amaç daha az karmaşık olduğu değerlendirilen dosyaların daha hızlı sonuçlandırılması. Ancak tek hâkimli yargılamanın kapsamının genişlemesi, kararların denetlenmesi ve içtihat birliğinin korunması bakımından uygulamada yakından takip edilecek.

Bölge idare mahkemeleri de ilk derece kararının sonucunu hukuka uygun bulmasına rağmen gerekçesini yanlış veya eksik görürse gerekçeyi değiştirerek istinaf başvurusunu reddedebilecek. Düzeltilebilir maddi hatalar nedeniyle dosyanın yeniden ilk derece mahkemesine gönderilmesine gerek kalmayacak.

Banka hesabı kullandırmak cezasız kalmayacak

Son yıllarda internet dolandırıcılıklarında, yasa dışı bahis faaliyetlerinde ve sahte yatırım işlemlerinde başka kişilere ait banka veya ödeme hesaplarının kullanılması önemli bir sorun hâline geldi. Özellikle “hesap kiralama” veya “IBAN kullandırma” olarak bilinen yöntemlerde kişiler, hesaplarının suç gelirlerinin aktarılmasında kullanılmasına izin verebiliyor.

Yeni düzenleme, banka veya kredi kartı gibi ödeme araçları ile banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı ya da kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi ve araçların başkasına verilmesini dolandırıcılık suçuna iştirak kapsamında açıkça ele alıyor.

Kişinin dolandırıcılığa iştiraki yalnızca bu araçları vermekten ibaretse verilecek cezada yarı oranında indirim yapılacak. Ancak bu hüküm hesap sahibine otomatik bir cezasızlık sağlamıyor. Aksine hesabını bilerek suçta kullanıma açan kişinin cezai sorumluluğunun devam ettiğini ortaya koyuyor.

Suçun planlanmasına katılmak, mağdurlarla iletişim kurmak, parayı çekmek, transferleri yönetmek veya suç gelirinden pay almak gibi daha kapsamlı fiillerin bulunması hâlinde indirim hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilecek.

HAGB kararlarına karşı istinaf yolu korunuyor

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kısa adıyla HAGB sistemi de yeniden düzenlendi. İki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına hükmedilen bazı dosyalarda mahkeme, kanundaki şartların sağlanması durumunda HAGB kararı verebilecek.

Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemede kanaat oluşması ve mağdurun veya kamunun zararının giderilmesi temel şartlar arasında yer alıyor. HAGB kararı verilen kişi beş yıllık denetim süresine tabi olacak.

Karara karşı istinaf yoluna başvurulabilecek ve kanun yolu incelemesinde hem usule hem de esasa ilişkin hukuka aykırılıklar değerlendirilebilecek. Buna karşılık işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle işlediği ve kötü muamele kabul edilen suçlarda HAGB uygulanamayacak. TBMM’nin paket hakkındaki açıklamasında da ceza muhakemesine ilişkin değişikliklerin kapsamı ayrıntılı olarak aktarılıyor.

Belirsiz alacak davası kaldırıldı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107’nci maddesi yürürlükten kaldırıldı. Bunun yerine kısmi dava açan tarafın talep ettiği miktarı, aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erinceye kadar artırabilmesine imkân tanındı.

Artırılan bölüm bakımından zamanaşımı, miktarın artırıldığı tarihte değil, davanın ilk açıldığı tarihte kesilmiş sayılacak. Böylece alacağının tamamını dava başlangıcında kesin olarak hesaplayamayan kişilerin kısmi dava yoluyla haklarını koruması amaçlanıyor.

Değişiklikten önce açılmış belirsiz alacak davalarında ise eski hüküm uygulanmaya devam edecek. İşçilik alacakları, trafik kazası tazminatları, destekten yoksun kalma talepleri ve bedensel zarar davaları gibi miktarın başlangıçta kesin olarak hesaplanmasının güç olabildiği uyuşmazlıklarda yeni sistemin uygulaması büyük önem taşıyacak.

Duruşmalar arasında üç aydan fazla süre olmayacak

Hukuk davalarında duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç aydan uzun olamayacağı hükme bağlandı. Bilirkişi incelemesinin uzaması, başka bir mahkemeden işlem yapılmasının beklenmesi veya benzeri zorunlu nedenlerin bulunması hâlinde hâkim gerekçesini açıklayarak daha uzun bir süre belirleyebilecek.

Noterlik belgelerinin yetkili makamlara elektronik ortamda gönderilmesi, vesayet altındaki kişilere ait malların UYAP’a entegre elektronik satış portalında satılması ve uzaktan duruşmalarda bazı işlemler yönünden elle imza şartının kaldırılması da paketin dijitalleşme adımları arasında yer aldı.

Vesayet altındaki kişilerin taşınır ve taşınmazlarının elektronik satışına ilişkin hükümler ile uzaktan duruşmalara yönelik imza düzenlemesi, kanunun yayımlanmasından üç ay sonra yürürlüğe girecek.

Yeni dönemde uygulama belirleyici olacak

  1. Yargı Paketi yalnızca teknik usul kurallarını değiştiren bir düzenleme değil. Mirasçıların aileden kalan taşınmazları koruyabilmesi, alacakların enflasyon karşısında değer kaybetmemesi, dolandırıcılıkta kullanılan banka hesaplarının denetlenmesi, kişisel genetik verilerin saklanması ve vatandaşların davalarının makul sürede tamamlanması gibi günlük hayatı doğrudan etkileyen konulara müdahale ediyor.

Bununla birlikte kanunun gerçek etkisi mahkemelerin, icra dairelerinin, noterlerin ve diğer adli kurumların geliştireceği uygulamayla ortaya çıkacak. Özellikle yeni kanuni faiz sistemi, kısmi dava yöntemi, tazminatlara işletilecek faizin başlangıç tarihi ve hesap kullandırma fiillerinin cezalandırılması konusunda yüksek mahkeme kararları yol gösterici olacak.

Vatandaşların devam eden dosyalarında eski mi yoksa yeni hükümlerin mi uygulanacağını belirlerken yalnızca kanunun yayımlandığı tarihe bakılması yeterli değil. Davanın açıldığı, haksız fiilin meydana geldiği, açık artırma ilanının yayımlandığı veya kararın verildiği tarih gibi farklı ölçütler kullanılabiliyor. Bu nedenle somut bir uyuşmazlıkta hak kaybını önlemek için dosyanın geçiş hükümleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.